“Bize Göre” Konya ve Eskişehir

Geçtiğimiz günlerde şehirleri “bize göre” anlattığımız According To Us etkinliklerinin üçüncüsünü gerçekleştirdik. Bir hafta sonuna iki şehri birden sığdırdığımız gezide önce Konya sonra Eskişehir’i ziyaret ettik. Yine Accor Hotels sponsorluğunda, Novotel Konya’nın en iyi standartlara sahip odalarında oldukça konforlu bir konaklama deneyimi yaşadığımız etkinlikte, yedik, içtik, tarihi lokasyonlara gittik, şehirlerin olmazsa olmazlarını takipçilerle paylaştık. Yaptığımız tüm paylaşımları #accordingtous #bizegörekonya ve #bizegöreeskişehir etiketlerinden takip edebilirsiniz. Şimdi neler yaptığımızı bir de buradan özetlemek istiyoruz. Sizin de yolunuz Konya ya da Eskişehir’e düştüğünde zamanınızı doğru değerlendirebileceğiniz öneriler aşağıda…

Processed with VSCO with f2 preset

Ne olursan ol gel diyen Konya…

Konya gezisi biraz hayal kırıklığı biraz da şaşkınlıklarla geçti bizim için. Yapacak çok fazla alternatifin olmadığı şehirde, karşınıza bir anda çıkan Tropikal Kelebek Bahçesi gibi yerlerle şaşırıp kendinizden geçebiliyorsunuz.

fullsizerender

Yeme içme konusunda en başarılı oldukları alan bamya çorbası, etli ekmek ve tirit kebabı. Biz etli ekmek ve bamya çorbasını tatmak için Havzan Etli Ekmek’i tercih ettik. Metrelik etli ekmekler pişiriyorlar. Deneyimin en enteresan anlarından biri, gruptan bir arkadaşımızla aynı boyda pişirdikleri etli ekmekti. Hamuru açma konusunda usta oldukları kesin. Lezzeti konuşacak olursak, İstanbul’daki örnekleriyle çok çok büyük farklılıklar yok aralarında. Ama gittiğinizde yerel ortamı görmek adına uğranabilecek bir mekan. Etli ekmek, salata ve ayran menüsü 11 TL.

Processed with VSCO with g3 preset

Tropikal Kelebek Bahçesi, Konya’da gidilebilecek en iyi yer kesinlikle. Tamamen yapay bir ortamda envai çeşit kelebekler özgürce uçuyor ve siz de aralarında gezinip bol bol fotoğraf çekebiliyorsunuz. Bizim için oldukça büyüleyici bir deneyimdi. Gitmeden önce gerek var mı acaba diye sorguladığımız mekan, içeri girdiğimiz andan itibaren masalsı ortamıyla bizi resmen büyüledi. Yıllardır gittiğimiz Kelebekler Vadisi’nde bir adet bile kelebek görememişken, buradan rengarenk ve kocaman kanatlarıyla etrafımızda uçuşan yüzlerce kelebekle karşılaştık. Üstelik insanlara alıştıkları için kaçmıyorlar, rahatça fotoğraflarını çekebiliyorsunuz. Kısacası kesinlikle uğramanızı tavsiye ederiz. Giriş 15 TL, öğrenciye indirim yapıyorlar.

Processed with VSCO with a6 preset

Mevlana Müzesi Konya’ya namını veren olmazsa olmazlardan. Haliyle çok kalabalıktı ve rahatça gezme olanağımız yoktu. Ama içeride az da olsa dolanacak fırsatı bulduk. Kutsal mekan olduğu için giriş ücretsiz. Bir de bahçesinde insanlığa kendince güzel mesajlar veren böyle bir amca vardı. Dilerseniz onunla fotoğraf çektirebilirsiniz.

sehirnotlari-mevlana2

Burasıyla ilgili bizi en çok üzen şeylerden biri, kısa zaman önce türbenin etrafındaki güzelim ağaçları kesip alanı tam bir beton yığınına çevirmiş olmaları oldu. Konya’nın öğlen sıcağında oturacak gölgelik bir alan bulamadık maalesef.

Konya’da gidebileceğiniz tarihi duraklardan biri de Konya Arkeoloji Müzesi. İstanbul’dakinden sonra Türkiye’nin en eski arkeoloji müzesi burası. 1901’de kurulmuş, o yıllardan günümüze ayakta kalmaya çalışıyor. Ben böyle yerlere gitmenin, onların ayakta kalmasına destek vermek için önemli olduğunu düşünüyorum. Neolitik dönemden Roma İmparatorluğu’na birçok döneme ait tarihi eser bulunuyor içeride. Giriş 5 TL, müze kart geçerli.

Processed with VSCO with a6 preset

Ve son olarak mutlaka gidin diyeceğimiz bir mekan; Lokmahane. Serpme kahvaltı veriyorlar. Serpme kelimesi sizi yanıltmasın. Yiyemeyeceğiniz kadar çeşitle donatıyorlar masanızı. Burada küflü peynirle yapılan yağlı Konya pidesine bayıldık. Haşhaş, Konya böreği, kavurmalı yumurta, kaymak ve dut reçeli ise masanın diğer yıldızları oldu. Burası enteresan yemekler de yapıyor. Önceden sipariş ve rezervasyonla kendiniz için efsane bir sofra hazırlatabilirsiniz.

 

Bir Avrupa şehrinde geziyormuş hissi veren Eskişehir

Eskişehir gezisi “bu güzel şehri görmek için niye bu kadar beklemişim” hissiyatı verdi bize. Gerçekten çok ama çok güzel, modern, yaşanabilecek bir yer burası. Öğrencilerin yıllardır burada ikamet etmesiyle de şehre ruh gelmiş diyebilirim. Deniz olmayan bir şehri hiç sevemeyiz sanmıştık ama bu fikrimiz Eskişehir’de değişti. Buraya geldiğinizde gece gündüz farketmez, yapabileceğiniz çok şey var. Mekanlar, sokaklar, parklar her yer sizin! Sazova, Kent Park, Porsuk çevresi, Doktorlar Caddesi yapacak birçok şey bulabileceğiniz yerler arasında. Şimdi biz neler yapmışız, sırasıyla bakalım…

Processed with Snapseed.

Tabi ki Papağan Çiğ Börek! Gittiğinizde herkes size mutlaka bir çiğ böreğinden yiyin diyecektir. Çok hafif, çıtır çerez gibi giden bir börek. Tanesi 2.5 TL. Yanında ayranla harika oluyor. Kesinlikle uğramadan dönmeyin…

sehirnotlari-porsuk

Porsuk çayında tekne gezisi yapmak şehrin olmazsa olmazlarından biri. Bol bol fotoğraf ve video çekebileceğiniz turistik bir aktivite. Kişi başı 10 TL ödeyerek güzel bir gezintiye çıkabilirsiniz. Gerçi bizim teknenin kaptanı yol boyunca bizi uyardı, yok hareket etmeyin yok devrilirsiniz gibi gibi sözlerle. Pek de kıpırdanmamıştık aslında ama kendisi biraz huysuz çıktı sanıyorum. Fotoğraf çekerken güzel açıları yakalamanın heyecanıyla istemsiz hareket edebiliyorsunuz. Ama siz yine de aşırıya kaçmamaya özen gösterin.

sehirnotlari-odunpazari

Sırada Eskişehir’in ilk yerleşim yeri olan Odunpazarı var. Bir rivayete göre Eskişehir’e yerleşmeyi düşünen ilk halk Odunpazarı ve Porsuk Çayı’nın olduğu bölgeye birer koyun ciğeri asar. Hangisi çok dayanırsa orayı yerleşim bölgesi seçmeye karar verirler. Odunpazarı’na asılan ciğer daha geç bozulunca ilk yerleşim burada oluşur. Odunpazarı bugün Eskişehir’in en çok turist çeken yerlerinden biri. Şehirde Osmanlı tipi sevimli evlerin bozulmadan kaldığı tek yer hatta. Odunpazarı’nın tarihi kent merkezi, 2012 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilmiş. Sevimli sokaklarında gezinirken kendinizi iyi hissettiğiniz bir yer burası.

Tarihi evlerin içerisinde bugün yöresel el işlerini, özellikle de lületaşı işlemeciliğini nesilden nesile sürdüren dükkanlar var. Lületaşından yapılmış takı, pipo, kutu gibi envai çeşit hediyelik bulmanız mümkün burada. Yerel halka ve üretime destek olmak için buralardan alışveriş yapmanın önemi büyük. Burayla ilgili bir restoran önerisi daha… Odunpazarı’nda gezinirken olur da karnınız acıkırsa mutlaka Köfteci Ahmet’e uğrayın. 1970’ten beri hizmet veren bu mekanın köftesi çok lezzetli.

Başka bir restoran önerisi ise Ciğerci Ahmet. Eskişehir’in ortasında Urfa yöresine uygun dizayn edilmiş bir atmosferde çok iyi lezzetler tatmak isterseniz mutlaka gidin. Ciğer şiş, kuzu şiş, içli ve çiğ köfte, sumaklı soğan gibi alternatifler uzun bir masada siz şiltelerde otururken önünüze diziliyor. Sahipleri de oldukça misafirperver.

sehirnotlari-sazova

Şehrin en iyi yanlarından biri ise kesinlikle yeterinde kamusal alana sahip olması. Bize İstanbul gibi bir şehirde iki ağaç gölgesi lüks bir paket gibi satılırken, Eskişehir’de Sazova ve Kentpark ücretsiz olarak halkın tüm yeşil alan ihtiyacını karşılıyor. Şehrin bize kendini çok “Avrupalı” hissettirmesinin sebeplerinden biri de buydu sanırım. Devasa parkların hiçbir kar amacı güdülmeden halkın hizmetine açılmış olması. Darısı tüm şehirlerimizin başına diyor ve Eskişehir’e ilk fırsatta gidin diyoruz.

Konaklama için İbis Eskişehir’i kullanabilirsiniz. Kahvaltısıyla iddialı olan otelin odaları da oldukça konforlu. Ulaşım için ise hızlı tren ekonomik bir alternatif olabilir.

Ve son olarak bu da bizim harika ekibin fotoğrafı…

img_5371

 

 

 

 

 

 

 

Summary
Author
Description
Geçtiğimiz günlerde şehirleri “bize göre” anlattığımız According To Us etkinliklerinin üçüncüsünü gerçekleştirdik. Bir hafta sonuna iki şehri birden sığdırdığımız gezide önce Konya sonra Eskişehir’i ziyaret ettik.

No Comments Yet.

Leave a comment