Madrid, Geceleri Çok Daha Güzelsin

Madrid, birçok kişi tarafından “Ankara gibi, gri ve sıkıcı” diye tanımlansa da, aslında gördüğüm en eğlenceli şehirlerden biri. En az Barcelona’daki kadar eğlendim diyebilirim, hem zaten şehri bilenle gezersen Ankara da çok eğlenceli değil mi?

Madrid genelde meydanlardan oluşuyor, sürekli bir meydana çıkıyorsun. Gran Via büyük cadde demek, genelde ona yakın takılacaksınız, kaldığınız yer de ona yakınsa süper. Değilse de, Madrid zaten her yerine yürünerek gidilebilen bir yer. Plaza Mayor, Plaza De Sol mutlaka gidilecek yerler. Kime yol tarifi sorsan “directo, directo” diyecek, hazır ol, garip bir şekilde Madrid’de düz gidince istediğin yere çıkıyorsun. Hava güzelse metroya binme, yer altından daha çok yürüdüğün bile oluyor metro kullandığında. Gezmeye geldin, yürüyüş iyidir, tapasla zaten alamayacağın kalorilerden fazlasını yakmak için de birebirdir!

Şehrin mimarisi sıkıcı Avrupa mimarisi olsa da, karşınıza sürekli aşırı yaratıcı street art’lar çıkacak.

image

image

Genelde gündüzleri gezip, akşam üstü uyu ve 10’da falan çıkıp akşam yemeği ye. Madrid gece hayatı 1 gibi inanılmaz coşuyor. Sokaklar boş gibi görünse de mekanlar kopuyor. Biz yine de gece hayatını sona bırakıp parklardan başlayalım.

Parklar:

Retiro Park: Madrid’in en büyük ve en güzel parkı, içinde yapay göl de var. Güzel fotoğraflar çekersin. Gez gez bitmiyor, buraya gündüz git mutlaka, ağaçların altında yat, yayıl.

image

Botanica Garden: Botanik bahçe, git ama çok şey bekleme. Marul falan var içinde, yine de yeşillikli güzel bir yer, yakınlarında da müzeler var, müze gezecekseniz ikisini bir arada çıkarabilirsiniz.

image

Müzeler/Tarihi Yerler:

Museo Prado: Ya burası İspanya tarihi, Rönesans falan. Güzel tabi ki, ama Rijks’ı ya da Louvre’u gezdiysen bence gerek yok. Hava güzel değilse git, güzelse sen bilirsin. Burda kültürel aktivitelere mani olmak istemem tabi, ordaki zamanına bağlı olarak karar senin.

image

Palacio Real Saray: Buranın bahçesine falan gidiyorsun, önünden geçiyorsun, yetiyor.

image

Mısır Tapınağı: Burası çok övülüyor, ama gerçekten tek bir taş var. Geçerken göreceksiniz, şehri yürüyerek bir turlayın zaten. Calle Bailen’den Plaza Espana yolu uzerinde, Plaza Espana’ya sapmadan düz giderseniz tepede görürsünüz. Tepe dediğim birkaç merdiven basamağı, parklar da var yakınlarda. Plaza de Oriente’ye yakın diye hatırlıyorum. Hayal kırıklığına uğrama diye çok övmüyorum, ama gün batımında çok güzel oluyor diyorlar. (Bence bir şeye benzemiyor.)

image

Las Ventas (boğa güreşi meydanı): Ben gitmedim uzak diye, vaktin kalırsa git bana anlat :(

Gezilecek mekanlar/meydanlar:

Plaza Mayor: Burası geniş bir meydan, geceleri bir numarası yok, gündüz gidip sangria için. Sürahide alın, doya doya için.

image

Buranın arkasında kesin gitmeniz gereken San Gines var. Çikolatacı burası, sıcak çikolataları var geleneksel, bir şeyle yiyorsun. Al ye ondan, canım çekti allah kahretmesin.

image

Fuencarral: Alışveriş için güzel bir cadde, zaten Sol’den dümdüz karşıya geç Gran Via’ya doğru, oradan da karşıya geç, orası. Orada bir pizzacı var, La Nicoletta. Baya güzel yemekleri, orda bir öğün yiyebilirsin.

image

Gourmet Experience: Fuencarral için karşıya geçmeden önce köşede bir AVM var. AVM’de gezilecek bir şey yok, ama en üstünde Gurme bölümü var. 8 bin euroluk viskilere falan tap, soslar moslar güzel baya, belki alırsın. Yemek de yenebilir, canın çekiyor zaten.

Mercado San Miguel: Burası camdan bir gurme market. Aslında İzzet Çapa, mahalle’ye tam olarak buradan esinlenmiş. Burada burger yemiştik biz, nefisti. Gezin mutlaka, yemek yiyin. (Sol meydanına da, Fuencarral’a da yakın. Buralar hep yakın zaten birbirine)

image

Plaza De Sol: Burda Puerto De Sol diye dünyanın sıfır noktası var. Orda sadece Türkler fotoğraf çektiriyor, biz de orda Türklerle karşılaştık.

Ama çok arama, trafik ışığının altında 50 cm2’lik falan bir taş. Bir bak, “bu muymuş” de. Bir de meydanda Madrid’in simgesi olan Ayı heykeli var. Onun altında da bir fotoğraf çektirirsiniz.

image

Plaza De Sol, akşamları da kalabalık ve güzel oluyor. Festival zamanına denk gelinirse iyice coşkulu. İnsanlar yanınıza yaklaşıp “mekana giriş ücretsiz ve ilk biralar ya da shotlar bizden” diyecek. Gidin mutlaka. Ben bir gece sadece 1 euro harcayarak deli gibi sarhoş olmuştum.

La Fontana De Oro diye bir mekan var, ben çok sevmiştim. Plaza De Sol’da o da.

La Latina: Burasını hep çok övdüler, ama biz ya çok erken ya da çok geç gittik bilmiyorum. Doğru düzgün açık yer bulamadık, ama güzelmiş diyorlar. Plaza Mayor’dan La Latina’ya doğru giderken bir kokteyl bar var ve baya baya ucuz. Orda bir mola ver. Adı, copas rotas 

Pazar günleri La Latina’da bit pazarı da var, sabahtan gitmek gerekiyor ama. 2’ye kadar orada olmak gerekiyor. Bit pazarının adı El Rastro.

Casa Lucio: Penelope Cruz’un çok takıldığı bir yer La Latina’da. Ama rezervasyonsuz pek yer bulunmuyor ve gereksiz pahalı.

Gelelim asıl mekanlara…

Chueca: Burası gay town, asıl gece hayatı ve güzel mekanlar burada. Fuencarral’ın arka tarafı oluyor. Sağ arka diyelim, sol arka da Malasana. Orası da, fuhuş mekanları falanmış biraz, ama çok güzel ve tarz yerler.

image

Chueca’da Almodovar’ın favori mekanı var, El Bocaito. Erken gidin yemek yiyin. Adres; calle libertad 6

image

Tam karşısında da Bazaar var (Tam karşısı olmayabilir) Orası da yemek yemek için fena değil. Adresler Foursquare’den çok kolay bulunuyor.

Malasana’da Zombie var, hamburger yiyin; ama 8’den sonra gidin. Öncesinde mutfak açık olmuyor. Malasana’da küçük küçük bir sürü bar var, çok tatlı. Akşamüstü birası için ideal.

image

Chueca’da Duirno‘nun da yemekleri güzel.

Nightlife, yeah baby!

Öncelikle Madrid geceleri karşına sürekli saçma sapan, çok güzel şeyler çıkaracak. Kendini akışına bırak, gerçekten çok eğleneceksin.

Fuencarral’ın 1-2 arka sokağında Why Not? adında bir bar var. Hafta içi dahil gece 1’den sonra kopuyor. Kapıda “Asal” adında Türk bir adam var. Maltepe, 2000 falan gibi sigaralar alın giderken. Adamla muhabbet edin, şanslıysanız giriş parası ödemeyebilirsiniz.

Ne yapacağınızı bilemediğiniz her akşam buraya gidebilirsiniz, her zaman eğlence vaadediyor.

image

Cuma akşamları Stardust, kulüp tadında.

Supper, Anjelique tadında cukka cukka mekanlar istiyorsanız:

Kapital Madrid: Burası baya ünlü, bir gidin. Atocha durağında. Botanik bahçelerin falan metro durağı.

image

T Club: Eskiden Pacha Madrid’miş. Benim tarzım değil, o yüzden sevmedim; ama giderseniz de 3e doğru gidin. Bildiğin Reina falan.

image

Geceleri genelde Madrid’in akışına bırakın, sıkıldığınız noktada Why Not’a gidin. Chueca’da her zaman eğlence var, Sol’daki mekanlar da hep kalabalık zaten.

Madrid’i çok seveceksiniz.

İyi eğlenceler!

Yazar: Yeşer Sarıyıldız
madambrownie.com

Summary
Article Name
Madrid, Geceleri Çok Daha Güzelsin
Author
Description
Madrid, birçok kişi tarafından “Ankara gibi, gri ve sıkıcı” diye tanımlansa da, aslında gördüğüm en eğlenceli şehirlerden biri. En az Barcelona’daki kadar eğlendim diyebilirim, hem zaten şehri bilenle gezersen Ankara da çok eğlenceli değil mi?

No Comments Yet.

Leave a comment