Bolu’nun harikaları: Abant, Gölcük ve dahası…

Hep kış aylarında yolumun düştüğü Abant’a, bu kez sonbaharda obilet.com ekibinin davetiyle gittim. Göl kenarında huzurlu yürüyüş ve aktiviteler yapmak, bol bol manzara fotoğrafı çekmek, temiz hava almak için çok iyi bir fırsat oldu bu Abant daveti. Obilet ekibinin misafirperverliği, genç yaşlarına rağmen ulaştıkları başarıyı alçak gönüllükle taşımaları ve etkinlik boyunca karşımıza çıkan ince düşünülmüş sürprizler yolculuk boyunca bizi ekstra mutlu eden detaylar arasındaydı.

şehirnotları_abant

Obilet kim derseniz, hızlıca bir anlatayım… Ben de bu girişim ile Bolu-Abant yolculuğunda ilk defa tanıştım. İki genç arkadaşın, online uçak bileti arama platformlarının bir benzerinin otobüs bileti için neden yapılmadığını sorgulaması ve bu konuda bir uygulama geliştirmesiyle başlamış tüm hikaye. Ardından tanıdığımız bildiğimiz birçok otobüs şirketini sundukları hizmete dahil etmişler. Kendi mobil uygulamalarını oluşturmuşlar. Bugün özellikle de öğrenciler tarafından çok sık kullanılan otobüs bileti satın alma uygulaması olarak kayıtlara geçmiş durumda. Hatta App Store’da Türkiye’de en çok kullanılan Sky Scanner gibi uygulamalarla bile aynı sırada yerini almış. Artık sistemden yalnızca otobüs değil, otel, uçak rezervasyonu yaptırmanız da mümkün. Kendilerini de uygulamalarını da çok sevdik, yürekten tebrik ettik. Dilerseniz Obilet uygulamasını buradan indirebilirsiniz.

Şimdi gelelim gezinin detaylarına… Abant, Güzeldere, Gölcük ve Akkaya’yı kapsayan hafta sonu kaçamağımızı adım adım aktaralım.

Çocukluğumuzdaki Abant, hala aynı

şehirnotları_abant

Gezinin en nostaljik anlarından biriydi Abant’a gitmek. Hepimizin mutlaka çocukluğunda ailesi ya da arkadaşlarıyla bir Abant gezisine katıldığı olmuştur. Ve o gezinin sonunda da muhakkak Büyük Abant Oteli’nde konaklanır. İşte biz de aynen bu ritüeli tekrarladık ve hem bedenimizi hem de ruhumuzu dinlendirdik.

Buranın doğası hala eskisi kadar büyüleyici. Abant’ı kar yağarken izlemek benim için her ne kadar kıyas kabul etmez güzellikte olsa da, sonbahar başlarında nilüfer yapraklarını gölün üstünde süzülürken gözlemlemek de oldukça keyifliydi. Abant’ta hem gün batımını, hem de gün doğumunu izledik, göl kenarında uzun uzun yürüyüşler yaptık. Özellikle sabah 7 gibi, Bolu’nun buz gibi ve tertemiz dağ havasına uyanmak harikaydı.

Bunları yapın

şehirnotları_abant

Hem Büyük Abant Oteli’nde hem de göl çevresinde yapabileceğiniz aktiviteler mevcut. Otelin spa, hamam, sauna, buhar odası ve göl çevresinde tur atabileceğiniz mini arabaları var.

Büyük Abant Oteli’nde konaklarsanız, sabah Bolu’nun buz gibi sağ havasını soluduktan sonra buhar odasına ya da saunaya girin. Hatta belki kendinize bir masaj ısmarlayın.

Göl çevresini tam tur gezmek için otelin mini golf arabalarını kullanın. Ayrıca gölün etrafında fayton turu ve ata binme şansı da var. Benim hayvan sevgim faytonla gezinti yapmama pek izin vermiyor ama buradaki atlara adadakilere kıyasla daha iyi bakıldığını söyleyebilirim. Ayrıca atlara binip fotoğraf da çektirmeniz mümkün.

Travertenler sadece Pamukkale’de değilmiş…

şehirnotları_abant

Bolu gezisinin şaşırtan duraklarından biri de Akkaya Travertenleri’ydi. Daha önce Pamukkale dışında ülkenin herhangi bir yerinde traverten olduğu bilgisine rastlamamıştım. Sanırım yöre halkı dışında da çok fazla bilen yok Akkaya’yı.

Pamukkale’ye oranla çok daha küçük bir alan burası. Bölgede kükürtlü doğal havuzlar da yer alıyor. Genellikle çevrede yaşayanlar hafta sonu aktivitesi olarak bu havuzlarda zaman geçirmeyi tercih ediyor. Kükürtlü suların dolaşım, cilt, romatizma gibi sağlık problemlerine iyi geldiği söyleniyor. Bolu Mudurnu karayolu üstündeki bu yeri, yol üstünde bir mola noktası olarak da düşünebilirsiniz.

Güzeldere Şelalesi’nde kamp

şehirnotları_abant

Güzeldere Şelalesi ve çevresindeki alabalık tesisi, Düzce’nin Gölyaka ilçesinden yaklaşık yarım saat mesafede. Gidiş biraz meşakkatli, yol boyunca tepeye tırmanmak gerek. Ama şelaleye ulaştığınızda güzel bir manzara sizi bekliyor. Şu anda mevsim nedeniyle suyun debisi düşük, ilkbaharda manzaranın çok daha iyi olacağını düşünüyorum.
Güzeldere mesire alanı aynı zamanda kamp alanı olarak da kullanılıyor. Buraya çadırınızı kurup, temiz dağ havasında birkaç gece konaklayabilir, kamp yapabilirsiniz.

şehirnotları_abant

Ayrıca Güzeldere’ye çıkan yol boyunca, bölgede yaşayan köylülerin ev ve bahçelerinin yanından geçeceksiniz. Burada zaman zaman mola verip, mis gibi ev yapımı köy ekmeği, fındık, tarhana, erişte ve bal gibi yöresel ürünler almanız mümkün.

Gölcük Milli Parkı’nda gün batımı

şehirnotları_abant

Google’da Abant diye arattığımızda, buradaki ahşap evin olduğu fotoğraf hep ilk sıralarda çıkar. O sebeple Abant ile Gölcük Gölü sıkça birbirine karıştırılır. Burası kelimenin tam anlamıyla bir tabiat harikası. Çevresini 20-25 dakikada yürüyerek dolaşabileceğiniz ölçüde bir göl ve geniş alana kurulu bir tabiat parkına sahip. Buraya ilk Şubat ayında gelmiştim, o zaman ağaçların üzeri karla kaplı, göl soğuktan donmuş vaziyetteydi. Bu haliyle Bob Ross’un manzara resimlerinden farkı yoktu Gölcük’ün. Eylül’de gittiğimizde ise yemyeşil giysileri kuşanmış harika bir doğa manzarası karşıladı bizi. Ama maalesef yerli/yabancı turistler, bu bölgede yapılması yasak olan ne varsa, hiç çekinmeden yapıyorlardı. Bunların arasında gölde balık tutmak, mangal yakmak, yere çöp atmak, çeşmelerde bulaşık yıkamak gibi aktiviteler var. Bu sebeple Gölcük’e şu günlerde gittiğinizde mangal kokusundan rahat nefes almanız mümkün olmayabilir. Özellikle de hafta sonu… Ama birkaç ay sonra gittiğinizde doğanın en mükemmel haliyle sizi karşılayacağına eminim.

Yazı: Gizem Telci @bohemisko 

Summary
Article Name
Bolu'da ne yapılır?
Author
Description
Hep kış aylarında yolumun düştüğü Abant’a, bu kez sonbaharda obilet.com ekibinin davetiyle gittim. Göl kenarında huzurlu yürüyüş ve aktiviteler yapmak, bol bol manzara fotoğrafı çekmek, temiz hava almak için çok iyi bir fırsat oldu bu Abant daveti.

3 Responses

  1. mukemmel tanitim cok tesekkurler

  2. yazın iyi olur. Kışları soğuk olur gölcük

  3. İstanbul’dan Bolu’ya doğru yola çıktığımızda Bolu sınırlarına girer girmez içimizi bir heyecan kaplıyor. İstanbul’da alışık olduğumuz karmaşa, Bolu’da kendini doğaya bırakıyor, şahane!

Leave a comment