Hayata Şirin Bir Mola Vermek İsteyenlerin Adresi: Cunda Adası

Kim sevmez ki adaları? Şahsına münhasır hayatıyla emeklilik planlarının mekan sponsoru oluverir birden. Eteklerimiz zil çala çala geldiğimiz adadan içimiz buruk ayrılırız.

İşte böyle bir ada Cunda Adası da. Hafta sonu kaçamaklarının, huzur arayanların, nefes almak isteyenlerin en birincisi.

Cunda Adası’na Nasıl Gidilir?

Öncelikle Ayvalık’a gitmek gerekiyor. Zaten Ayvalık’sız Cunda düşünülemez.

İstanbul üzerinden gidecekseniz, Yenikapı’dan İDO vapur seferlerini tercih edebilirsiniz. 2 saatlik vapur yolculuğu ile Bandırma’ya vardıktan sonra buradan da 3-4 saatlik araba yolculuğu yaparak Cunda’ya varabilirsiniz.

İzmir’den gidecekler için yol, 156 km. Yaklaşık 3 saat sürüyor.

Havayolu ile gitmek istiyorsanız en yakın havalimanı Balıkesir Edremit Kocaseyit Havalimanı. Sabiha Gökçen ve Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan haftanın her günü direkt seferler bulunuyor.

Ayvalık’tan Cunda’ya ise otobüs, taksi dolmuş veya taksi ile gidebilirsiniz. Ayvalık-Cunda arası yaklaşık 7 km. Sabah 06.30 ve gece 01.00 arası Ayvalık merkezden Cunda’ya otobüs seferleri mevcut.

Cunda’da Konaklama

Son yıllarda otel sayısındaki artış ile konaklamanız asla sorun olmayacak. Hem ekonomik hem de pahalı oteller mevcut.

En fazla talep gören konaklama seçeneği ise eski taş konaklardan restore edilen butik oteller. Genellikle az sayıda odaya sahip olan butik oteller, dekorasyonu ve atmosferi ile ada tatilini tamamlayan en güzel detay.

Butik oteller dışında pek çok tesis var. En çok tercih edilenler butik otel ve oteller arasında;

Ada Camp Hotel Beach: Adanın sessiz bir köşesinde yer alıyor bu otel. Hem karavan hem çadır hem de bungalov tarzı konaklama seçenekleri mevcut. Siz hangisini isterseniz!

Cunda Battalos Otel: Tatilinizi muazzam kılacak bir otel. Bahçesindeki hamaklar, minderler, balkonlu odaları, Kaz Dağları’ndan gelen bol oksijen, zeytin ağaçları ve nicesi. Bir otelden çok daha fazlasını sunuyor size.

Otel Labris: Kaz Dağları’nın yamacında bulunan Otel Labris, iki farklı binadan oluşuyor. Birinde odalar, diğerinde ise lobi, şömineli salon, enfes manzaralı balkon bulunuyor.

Otel Sobe Cunda: Mavi beyaz renkleriyle sıcacık hissettiren Otel Sobe’nin 7 odası var ve her biri diğerinden farklı. Çok huzurlu bir atmosfer, gerçek anlamda çıt çıkmıyor etrafında. Kahvaltıları çok leziz ve yukarıdaki fotoğrafta görebileceğiniz gibi iç dekorasyonunda her detay düşünülmüş.

Bunların yanında da tercih edebileceğiniz çok sayıda otel var. Bazılarında çocuk misafir kabul edilmiyor.  Cunda Esen Otel, Nisi Otel, Ortunc Hotel, Hotel Erol ve Cunda Hotel çocuk misafir kabul etmeyenlerden.

Cunda’da Gezilecek Yerler

Gezilecek çok sayıda tarihi yapısı, keşfedilecek dar sokakları bulunan denizle iç içe bu şirin adada yapılacak çok şey var.

Aşıklar Tepesi

Sevdiğinizle ufak bir kaçamak için geldiyseniz adı, size bu denli hitap eden bir yere uğramadan olmaz. Tek başına gelenler, arkadaş grubuyla gelenler, ailesi ile gelenler… Herkes gitsin tabii Aşıklar Tepesi’ne ve o muazzam manzarasını seyre dalsın. Denize nazır manzarası sizi büyüleyecek. Sadece manzaradan ibaret değil tabii Aşıklar Tepesi. Adanın ilk yel değirmeni, Agios Yannis Kilisesi ve adanın tarihi dokusunu yansıtan 1300 kitaplık arşivi bulunan Sevim ve Necdet Kitaplığı da burada.

Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı

Cunda’yı tam tepeden gören bir yel değirmeni ve içindeki kütüphane. Enfes! Rahmi Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı’nın dokunuşu ile muazzam bir yere dönüşmüş. Kendi haline bırakılmış değirmen ve kiliseymiş önceden sadece. Şimdi ise bir tarafında freskler bir tarafında cami yazıları olan, raflarında değişik kitapların olduğu kültürel anlamda hayli zengin bir kütüphane. Kitaplığa ismini veren Necdet Kent’in Göremediğime değil, okuyamadığıma üzülüyorum.’ sözünü anımsadığımızda verilen ismin ne kadar doğru olduğuna karar veriyoruz.

Rahmi Koç Müzesi

1873 yılında inşa edilmiş bir kilise olan yapı, 2003 yılında restore edilmiş ve 2011 yılında da Rahmi Koç’un katkıları ile müzeye dönüştürülmüş. Diğer şehirlerdeki Rahmi Koç müzelerini gezenler bilir; Rahmi Koç Müzesi apayrı bir dünya. Burada da oyuncak arabalar, eski arabalar, trenler ve daha çok pek çok şey var büyüsüne kapılıp gideceğiniz.

Tarihi Kiliseleri ve Manastırları

Cunda’da gezip görmeniz gereken ve tarihini yansıtan çok sayıda kilise ve manastır bulunuyor.

Agia Triyada Kilisesi

1858 yılında inşa edilmiş olan Agia Triyada Kilisesi, Cunda Adası’nın ilk kilisesi. Şu anda sadece üç duvarı kalmış.

Ayışığı Manastırı

Adını ayışığında büründüğü güzellikten aşan Ayışığı Manastırı da görmeniz gereken yerler arasında. Zamanında özel mülk alanında kalması varlığını korumasını sağlamış, fakat mülk sahibinin ölümünden sonra definecilerin hedefi haline geldiği için zarar görmüştür.

Panagia Manastırı

Bir diğeri ise zamanının en görkemli kilisesi olan Panagia Manastırı. Ne yazık ki günümüzde sadece duvarları ve temel izlerinden başka bir şey yok.

Çamlı Manastırı

Çamlı Manastırı’nın özelliği ise muhteşem bir güzelliğe sahip olması. Denizden 195 metre yükseklikte yer alıyor.

Saatli Camii

Ayos İanni isimli kiliseden dönüştürülen Saatli Camii, adanın en yüksek ikinci kilisesi konumunda. Fakat, 1928 yılından bu yana camii olarak kullanılmaktadır.

Tımarhane Adası

Türkler’in Taşlı Manastırı, Rumlar’ın Tımarhane Adası. İlginç adının arkasında bir söylenti saklı. Bu söylentiye göre Rumlar’ın %90’ı içki içermiş. İçkinin dozunu kaçıranları da buraya bırakırlarmış. Sert esen rüzgar ile aklı başına gelenler tekrar halkın arasına karışırmış.

Tarihi Cunda Evleri

Arnavut kaldırımlı, dar sokaklarına dizilmiş tarihi evler, Rum mimarisinin naifliğini sergiliyor. Genellikle iki katlılar ve bazıları restore edilerek dükkanlara ve otellere çevrilmiş.

Kendinizi bu evlerin sıralandığı sokaklara atabilir, keşfe çıkabilirsiniz.

Şeytan Sofrası

Güneşi batırmak için en güzel yerdir Şeytan Sofrası. Büyük kayalık tepelerin üzerinde bulunan Şeytan Sofrası’nın manzarasının muazzam olduğunu söylememize gerek yok sanırım. Günbatımı için tek nokta tabii ki değil ama en güzellerinden biri.

Cunda’da Yeme-İçme

Rakı-balık dendi mi akla gelen isimlerden olunca mezeleri de muazzam oluyor. Yüz elliden fazla mezeye sahip olan Cunda, hem Türk hem Rum mutfağından besleniyor. Balık lokantası başta olmak üzere çok sayıda kafe ve restoran bulunuyor. İşte bunların en meşhurları!

Cunda Uno Restaurant

Ege mutfağını masanıza getiren Cunda Uno Restaurant, adanın en nezih mekanlarından biri. Aile işletmesi olan bu mekan, sevdiklerinizle şarap eşliğinde romantik bir yemek yiyebileceğiniz hem gözünüze hem gönlünüze hem de mideniz hitap eden çok şık bir yer. Balığa alternatif arıyorsanız da muazzam bir yer. Çünkü pizzaları pek meşhur.

Hop Cunda Restaurant

Biri rakı-balık mı dedi? Eğer öyleyse mezeleriyle nam salmış Hop Cunda, aklınızı başınızdan alacak. Yüz elliden fazla dediğimiz o mezelerin ev sahibi kendisi. Sahil yolu üzerinden bulunması mı desek, canlı fasıl müziğinden mi bahsetsek? Bizce en iyisi, gidip yerinde deneyimleyin.

Lal Girit Mutfağı

Sahibi de hoş sohbet, mekanın kendisi de. Sokağa atılan masaları ile daha samimi bir ortam yakalayan Lal Girit Mutfağı’nın en meşhurları; kekikli karides, kabak çiçeği dolması ve kuzu incik.

Son Vapur

Keşmekeşten uzak, tatlı tatlı sohbet edebileceğiniz, rakı-balık keyfi yapabileceğiniz bir yer Son Vapur. Mezelerinden garsonlarına ve atmosferine kadar her detayını beğeneceksiniz.

Bay Nihat

Yine içi dışı meze olan muazzam bir yer. O meze dolabını görüp de iştahı açılmayan, gözü dönmeyen yoktur herhalde. İsimler de büyük şehirlerde karşılaşmayacağınız türden; balık simidine (Epey kandil simidi modunda), Safran Soslu Sübye Paçaya, Arapsaçlı Ahtapot kellesi, palamut füme, bebe ahtapot tandır, füme lakerda…

Ayna

Burası tam bir yeme, içme, oturma yeri. Zaten sloganları da böyle. Birazdan bahsedeceğimiz Taş Kahve’nin arka sokağıda yer alıyor. Adını, duvarlardaki dev aynalardan alan mekan, çok zevkli döşenmiş. Menüsü ise ne az ne çok, tam kararında.

Orman

Beyaz ağırlıklı dekorasyona sahip olan Orman Coffee & Cocktail, restore edilmiş eski bir binanın içinde. Kokteyl konusunda oldukça iddialılar. Ev yapımı şuruplar ve taze meyvelerle hazırlanan çeşit çeşit kokteyl var burada.En beğenilenleri ise Adalı, Esinti ve Flamingo.

Taş Kahve

Yaz kış aynı serin havaya sahip olmasıyla ünlü olan Taş Kahve, balık restoranlarının arasından beyaz taş duvarları ile göz kırpıyor size. Bir kahveden çok daha fazlasını verecektir size yüksek tavanları, tahta masaları, kendine has ruhu.

Cookpoint

İstanbul’dan da aşina olduğunuz Cookpoint burası. Lezzetli yemeklerini ve mükemmel kahvaltısını buraya da taşımış. Zengin ve lezzetli bir kahvaltı için burayı tercih edebilirsiniz. Oldukça sevimli bahçesi de var.

Ee, Daha Daha Ne Var Ne Yok?

Eğer Cunda’ya gidecekseniz;

  • Sahilden buzlu badem alın.
  • Damla sakızlı dondurmasını deneyin.
  • Meşhur ayvalık tostunu yemeden dönmeyin.
  • Masaldan fırlamış gibi bir fırın olan Cumhuriyet Fırını’na uğrayın, kokusunu içinize çekin.
  • Sevdiklerinize damla sakızlı kahve ve kurabiye alın mutlaka.
  • Bir de her cumartesi kurulan panayır havasındaki pazara gidin. Yöresel otlar, çeşit çeşit peynirler, zeytinler, taze meyve ve sebzeler ve daha birçok ürün bulabilirsiniz. Pazar dışında Darbuka Kardeşler’e de gidebilirsiniz. Burada da çeşit çeşit reçel, zeytin, peynir, zeytinyağı bulabilirsiniz.
  • Her yerin kedi olduğunu bilin. Bu tatlılığa asla karşı koyamayacaksınız!

Bol oksijenli, bol huzur dolu, yeşille ve maviyle boyanmış, her yanında güzellik ve şirinlik akan Cunda’yı gitmeyi kafaya koymuşsanız, doğru yerdesiniz. Cunda’ya gitmiş ama yine gitmek için sabırsızlanıyorsanız daha da doğru yerdesiniz. Henüz gitmediyseniz siz çok yanlış gelmişsiniz. Hemen rotayı Cunda’ya çevirin.

 

Summary
Article Name
Hayata Şirin Bir Mola Vermek İsteyenlerin Adresi: Cunda Adası
Description
Cunda Adası’na Nasıl Gidilir? Öncelikle Ayvalık’a gitmek gerekiyor. Zaten Ayvalık’sız Cunda düşünülemez.
Author

No Comments Yet.

Leave a comment