Kaş Gezi Rehberi: Tanrım cennetteyim!

 

Hem Akdeniz’in hem Ege’nin güzelliğini almış güzide bir tatil beldesi Kaş. Virajlı yolların ardında saklanmış cennetten bir köşeyi andıran Kaş, yaşanılan ne varsa geride bırakıp ona sokulmamızı fısıldıyor sanki tüm maviliği ve yeşilliğiyle… O fısıltıdan sonrası zaten sizin miladınız oluyor. Ve bu milat ile birlikte keşfedecek, yapılacak, hissedilecek çok şey sunuyor.

Görenleri Kendisine Aşık Eden Kaş’a Nasıl Gidilir?

Kaş’a gitmeye karar verdiniz ama nasıl gideceğinizi düşünmeye başladıysanız bu kararınızdan dolayı size önce kalpler gönderelim sonra da Kaş’a nasıl gideceğinizi söyleyelim. Seçenekler belli; ya havayolu ya karayolu. Karayolunu seçmeden önce şunu belirtmemizde fayda var. Kaş, hiçbir yerden yakın değil. İstanbul’dan 12 saat, Ankara’dan 9 saat, İzmir’den bile 7-8 saat, Antalya’dan bile 3 saat sürüyor. O direksiyonun başına geçecek yüce insan kimse; onun pamuklara sarılası bir insan olduğunu söyleyebiliriz.

Havayolunu tercih edecekseniz; seçenekleriniz Antalya Havalaanı ve Dalaman Havalimanı. İlginçtir ki, Dalaman Havalimanı’ndan daha yakın. “Vakit önemli.” diyenlerdenseniz, Dalaman’a uçabilirsiniz. “Fiyat önemli.” diyenlerdenseniz iki seçeneğin fiyatlarını karşılaştırabilirsiniz.

Uçaktan indikten sonra da araba kiralamayı düşünüyorsanız anlatacak pek bir şey yok zaten. Toplu taşıma düşünüyorsanız; öncelikle Havaş ile Fethiye’ye geçmeniz gerekiyor. Oradan da otobüs veya minibüs ile Kaş’a ulaşabilirsiniz.

Nerede Konaklayacağız?

Evet, Kaş’a ulaştınız. Sıradaki konu, konaklama. Kaş, konaklama seçenekleri ile de gönülleri fethediyor ama cepleri pek sevindirmiyor. Ağırlıklı olarak butik oteller ve apartlar var burada. Bir de kamp alanları… Fiyatlar kamp ile konaklamayı düşünenler için elbette uygun. Apartlar ve butik oteller için ise geceliği sezonda ortalama 350 – 400 TL civarı ve üzerinde seyrediyor fiyatlar. Daha da yukarı çıkmak mümkün tabi.

Kaşseverlerin favori konaklama yöntemi ise kamp kurmak. Siz de çadırınızla mutlu anılar biriktirmek istiyorsanız Kaş’ın en çok tercih edilen çadır kamp alanı Kaş Camping’e çevirin rotanızı. Çadır dediysek sadece çadır yok burada, karavan alanı, standart bungalov, lüks bungalov… Bu hizmetlerin dışında en cezbedici tarafı ise denizi. Masmavi denizin sizi karşılama şekli, her saat ayrı güzel, ayrı hoş. Denizin üstü kadar altı da unutulmayacak bir güzelliğe sahip. İster şnorkelinizle dalın ister dalış merkezlerine uğrayın ama mutlaka bir şekilde denizaltını keşfedin. Ben de burada denizaltına adım attım ve ilk dalış deneyimimi yaşadım. Kaş’ı su altından da görmeden buradan dönmeyin derim.

Peki Ya Mutlulukla İlgisi Olan Kahvaltı?

Konaklamamızı da ayarladık. Sıra geldi kahvaltıya, mutluluk depolamaya! Kaş’ta kahvaltı yapmak için çok güzel adresler var, fakat Kaş müdavimlerinin favorileri Taş Bahçe ve Bi Lokma. Tatlı bahçesi ve Dünya Santranç Şampiyonu olan sahibinin harika sohbetiyle Taş Bahçe favori listemizde ilk sırada. Güveçte erimiş peyniri, taze meyve ve sebzeleri, ev yapımı reçelleri kahvaltıyı farklılaştırmış. Ama esas farklılaştıran kısmı insanı kendi evinin bahçesinde gibi hissettiren samimi atmosferi.

“Anne mutfağı” deyince akla gelen Bi Lokma ise kıymalı ve mantarlı börekleriyle, menemeniyle, reçelleriyle yine iştah kabartan bir menüye sahip. Adını ise 2000 yılında başlayan macerasından alıyor. O zamanlar küçük bir lokma tezgahı varmış, şimdi ise tadına doyulmaz lezzetleri, yemyeşil bahçesi ve hoş sohbeti var.

Sıra Geldi Kaş’ta Yapılacak Ne Varsa Yapmaya!

Kaş’ta neler yapılmaz ki! İlk akla gelen tabii ki yüzmek, yüzmek, yüzmek… Birbirinden güzel plajları, zamanı ve mekanı unutturuyor insana.

Küçükçakıl Plajı: Büyükçakıl Plajı’na 500 metre mesafede bulunan Küyükçakıl Plajı, kayaların arasında bol çakıllı minik bir bölge. Kayaların arasındaki bir alandan inerek denize girebiliyorsunuz. Buna rağmen denizi gayet temiz ve yavaş yavaş derinleştiği için çocuklu aileler için ideal. Bizim de tavsiyelerimiz arasında. Her iki tarafında da güzel plajlar (Derya Beach ve Çınarlar Beach) var. Kokteyl, müzik ve deniz kombinasyonu isterseniz Derya ya da Çınarlar Beach’i tercih edebilirsiniz.

Büyükçakıl Plajı: Bir türlü fırsat bulup gidememiş olsam da kendisini uzaktan sevdim.:) Diyorum ya, yapacak o kadar çok şey vardı ki, bir türlü ona sıra gelmedi. Bir de kendimi Kaş Camping’in dışına bir türlü atamadım, orası da ayrı… Büyükçakıl’ın Kaş’ın 1-2 KM mesafesi var, arabayla ya da minibüsle rahatlıkla gidebilirsiniz. Renkli çakıl taşlarıyla dolu bir plaj olan Büyükçakıl Plajı, akşamları da yıldız gözlemlemek, ateş yapmak, gitar çalıp şarkılar söylemek için muazzam bir yer diyorlar. 🙂

Kaputaş Plajı: Kaş deyince instagram’da karşımıza ilk çıkan fotoğrafın başrol oyuncusu kendisi. Uzaktan çok güzel ama son zamanlarda çok popüler olduğu için, bölgedeki insanlar buranın da bakirliğinin bozulmasından şikayetçi. Maalesef bizler elimizdeki güzelliklerin kıymetini bilmekte çok kötüyüz. Keşfettiğimiz her yeri ve herşeyi kısa sürede tüketiyoruz. Kaputaş da bu risk ile karşı karşıya kalmış durumda… Gitmek için araba ya da minibüs kullanmak gerekiyor. Virajlı yollardan geçerken beklenmedik bir yerde karşınıza çıkıyor Kaputaş. Dev kayaların oluşturduğu bir yarık içinde Amalfi kıyılarını hatırlatan bir manzara ile karşılıyor sizi. Rengi ilk bakışta büyülüyor. Merdivenden inerek varıyorsunuz plaja. Merdiveninde tam 185 basamak var, şimdiden söyleyelim. Ama koşarak ineceğinizin garantisini verebiliriz. Çünkü, merdivenin başındayken atlama isteği uyandırıyor insanda bu güzellik.

Patara Plajı: Taşlı denize girmem diyenleri sözünden caydıran bir plaj. Bunun yanında caretta caretta kaplumbağalarının en önemli üreme alanı. Bu yüzden kaplumbağaları rahatsız etmemek adına kumu eşelememek, şemsiye saplamamak önemli. Su, yer altından aktığı için genellikle serin, denizi ise dalgalı. Bütün bunlar olumsuz gibi algılanmasın, Türkiye’nin en uzun ve iyi plajları listesinde başlarda yer alıyor.

Hidayet’in Yeri: Denize girmek ve daha çok dalış yapmak için tercih edilen bir nokta. Buradaki küçük çay ocağını işleten bir Hidayet Amca varmış gerçekten. Ama çeşitli sebeplerden dolayı emekli edilmiş kendisi. Herkes tarafından çok sevildiği için bu koya da Hidayet’in Yeri denmiş. Koydaki tek işletme Blanca Beach.

Kaş Belediye Plajı: Gördüğüm en güzel belediye işletmesiydi burası. Plaja giriş ücretsiz, koydaki şemsiye ve şezlongları kullanabiliyorsunuz. Tavsiye üzerine bir sabah kahvaltı için gittik, fiyat performans olarak baktığınızda gayet tatmin edici bir sofra çıktı karşımıza. Denizi de oldukça temiz ve sakin. İşletme çalışanları da gayet hoşsohbet insanlar.

Kaş Camping: Kaş’taki favorilerimizden. Bir oturunca bir daha kalkamadık buradan. Denizi güzel, ortamı tatlı. Mutfağı da oldukça iyi ayrıca. Sadece serviste biraz yavaşlardı o kadar.  Ona da gül ve diken durumu, olur o kadar diyerek katlandık.

Lemonya Beach: Kaldığımız Kale Hotel’in beach’i kendisi. Sakin, huzurlu vakit geçirmek, denizine girip ardından yatıp dinlenmek isteyenler için tavsiye edilir.

İnceboğaz Plajı: Kaş merkezden Çukurbağ Yarımadası’na doğru giderken incelen karaparçasının her iki tarafını oluşturuyor bu plaj. Aynı işletme her iki taraftaki plajı da işletiyor. Ulaşmak için yaklaşık 1 km yürümeniz gerekiyor ama yürüyemem diyenler için bu tarafa minibüsler de gidiyor.

Plajlarla bitmiyor tabii Kaş’ta yapılacaklar. Yamaç paraşütünden sualtı dalışına, kano gezisinden rafting ve safari turuna kadar türlü aktiviteler var.

Güneşlenmeyi ve yüzmeyi sevenler kadar denizin altını keşfetmek isteyenler de vardır aramızda. Kaş, Türkiye’nin en iyi dalış yeri. Sualtı dalışı tecrübeniz yoksa ve kendinizi geliştirmek istiyorsanız dalış okullarındaki hocalarla beraber dalabilirsiniz. İlk önce deneme dalışı yapıyorsunuz, sonra suyun altında oluşabilecek problemler ve durumlar hakkında bilgilendiriliyorsunuz, ardından dalış ekipmanlarınızı giyiyorsanız ve hocanızın yardımıyla 7 metre kadar derinlikte yaklaşık 25 dakika sualtının keyfini çıkarıyorsunuz. Kiminle dalsam derseniz, Dragoman’dan Umut Hoca’ya ulaşabilir hatta selamımızı söyleyebilirsiniz.

Bir diğer eğlenceli aktivite ise safari turu ve rafting. Kaş’tan hareketle Saklıkent Kanyonu’na yapılan safari turunda çok eğleneceksiniz ve bolca ıslanacaksınız. Jeep ile safari turunun ardından kanyonda yürüyüş vakti. Suya ilk girdiğiniz an donduğunuzu hissedeceksiniz, telaşa kapılmayın. Çünkü suyun kaynağındasınız. Başta debisi biraz yüksek olduğundan halat yardımıyla geçiyorsunuz. Ardından yürüyüşünüze başlayabilirsiniz. Saklıkent Kanyonu, dünyanın ikinci büyük kanyonu unvanına sahip. Uzun bir yürüyüş sizi bekliyor. Yürüyüşün ardından sahne raftingin… Biz bu rotayı Kaş üzerinden değil ama Fethiye’den yapmıştık.  Etkileyici manzaralar ve biraz eğlence arıyorsanız eğer denemeye değer.

Rafting kadar hareketli bir aktivite istemiyorsanız sizi kanoya alalım. Kekova’da bulunan Batık Simena Antik Kenti sizi bekliyor. Kent, vakti zamanında büyük bir depremle sulara gömülmüş. Şimdi ise Antik Likya’nın kalıntılarının sular üzerinde kalan kısmı, tekne turu ya da kano gezintisi eşliğinde görülebiliyor. Kano turu rezervasyonlarınızı Kaş’ın merkezinde yapabilirsiniz. Kaş’tan 45 dakika mesafedeki Kekova’ya gittiğinizde ise limandan kalkan tekneler sizi en güzel yüzme noktalarına ve antik kente götürüyor. Eğer kendi arkadaş grubunuzla giderseniz, kalabalık turlara katılmak yerine kendinize özel bir tur ayarlamanızı tavsiye ederiz. Tekne turunu da Kekova’ya gitmeden önce ayarlamanızda fayda var deriz. Kekova’nın meşhur kadın kaptanı Leyla Kaptan ve eşi Ahmet Abi’nin turunu tek geçeriz. İletişim bilgileri için bana DM atabilirsiniz. Kekova’ya gittiğinizde Kaleköy’e de mutlaka uğrayın. Burada suyun içindeki Likya mezarlarını görmeden ve en tepedeki I’m Here dondurmacısında enfes lezzetleri tatmadan dönmeyin deriz. Nane-limon, bal badem ve tahinlisi efsane.

Aksiyonu bırakıp biraz huzur bulalım derseniz sizi İzne Köyü’ne alalım. Burada Ayşegül Hanım’ın bahçesi ve kişisel girişimi Flower Maji, lavanta bahçesinde çiçekle arınmak isteyenleri bekliyor. Eğer takip ettiyseniz, sayfadan buradan getirdiğim çay ve hidrolatları hediye etmiştim. Daha fazlasını görmek isterseniz, harika merhemler ve şifa veren birçok deneyim için buraya uğrayabilirsiniz. Bahçenin hemen yakınında ise Mektephan var. Kaş’ta yapılan ilk okul olan Mektephan, bulunduğunda terk edilniş ve izbe durumdaymış. Bugün ise renove edilip yoga kampları, atölyeler ve inzivaların yeni mekanı olmuş. Bir sonraki yoga kampıma burada gitmeyi düşünüyorum. Eğer ilginizi çekerse mutlaka atölye ve etkinliklere göz atın.

Her Akşam Güneşin Battığı Yerden

Akşamı ettik. Ne gündü ama! Şimdi yemek vakti, belki biraz da dağıtma vakti… Karın gurultusu kilometrelerce öteden duyulunlara, açlıktan ölenlere, tok olsa bile her zaman yiyecek yeri olanlara, kaliteli yemek isteyenlere gelsin önerilerimiz.

L’Apero: Kendisi Fransız, şefi Fransız, menüsü Fransız. Caz dinlerken, yemeğin ve atmosferin tadını çıkarabilirsiniz. Şarap menüsü de oldukça tatmin edici.

Bi’Lokma: Kahvaltısını methetmiştik zaten. Yemekleri de en az kahvaltısı kadar mükemmel buranın. Meze tabağı tercihimiz.

Oburus Momus: Menüsü sadece vejeteryan olmakla birlikte, vejeteryan olmayanların da kalbini bırakabileceği bir mekan kendisi. Birçok şey yedik burada ama hindistan cevizi sütüyle yaptığı sebze türlüsü ve ev yapımı mantarlı makarnası özellikle efsane. Ne yediysek lezizdi, garantisini verebiliriz.

Sofa Bistro: Yine sevdiğimiz mekanlardan. Sıcak havada serin bir sangria molası vermek, harika hamburgerler yemek ya da enfes cheesecake’ler tatmak isterseniz buraya bir uğrayın deriz.

Kaş Doğa Park: Diğer adıyla Muhtarın Yeri… İzne Köyü’ne doğru çıkarken, Kaş’a tepeden bakan bir yer burası. İşletme sahibi oğlaklara hayran. Gittiğinizde oğlaktan çıkan lezzetleri anlata anlata bitiremiyor. Anne eli değmiş patatesi, oğlak tandırı, yoğurdu, peyniri, salatası kısacası herşeyi güzel. Oğlak etinin pişmesi uzun sürüyor dolayısıyla gitmeden 3-4 saat önce arayıp haber vermek gerekiyor. Burası aynı zamanda otel, dilerseniz buraya kadar gelmişken konaklayabilirsiniz de.

Dejavu: Bir elinizde bira, karşınızda manzara gün batımını izlemek için pek sevilen bir adres. Akşam üstü çok kalabalık oluyor, yer bulmak için erken gitmeniz tavsiye edilir.

Cafe Biiisstt: Yukarıda gördüğünüz Kaş manzarası eşliğinde kahve içmek için efsane adres.

Sumanu Şarap Evi: Şarap eşliğinde güneşi batırma niyetindeyseniz kesinlikle Sumanu’ya gelmelisiniz. Çeşit çeşit meyve şarapları, lezzetli mezeleri ve makarnaları olan mekan bir aile işletmesi.

Zaika: Çakıl taşı döşeli zemini ile tam bir Akdeniz ocakbaşıcısı. Binaların arasında ama bol yeşillikli ve huzur veren bir yer.

Nereid Meyhanesi: Ürünlerini Ayvalık’tan getiren Nereid, mavi-beyaz renklerle dekore edilmiş, Ege lezzetleri ve kokularıyla dolu bir keyifhane.

Sardelaki Greek Tavern: Komşuya el sallamak, biraz da ruhunu yaşamak istiyorsanız sizi Sardelaki’ye alalım. Meis’e bakan manzarasına karşı oturmak, iki kadeh içmek tüm yorgunluğunuzu alacak.

Gagarin: Ağırbaşlı dağıtmalardan çılgın dağıtmalara hızlı bir geçiş yapalım. Gagarin, Kaş’ın en sevilen mekanlarından. Mekanın sahibi ise Aylin Aslım. Sahibi ünlü biri olunca gittiğinizde sürpriz isimlerle karşılaşma olasılığınız yüksek oluyor. Ünlüleri dışında kokteyl menüleri de tatmin edici cinsten.

Echo Bar: Kaş’ın en meşhur performans barlarından olan Echo Bar, tarihi bir taş binanın içinde. Caz ve alternatif müziğin adresi olan mekan yaz boyunca ünlü isimleri ağırlıyor. Ayrıca hemen hemen her akşam tatlı cover grupları burada gelenleri coşturuyor.

Bunların yanında daha pek çok mekan var. Tarzınıza, ruhunuza, modunuza uygun olanı bulup keyif almak oldukça kolay. Kaş’ın simgelerinden Mavi Bar, Kaş’ın gizli kalmış bahçesi Hideaway Bar & Cafe, Kaş’ın en eski barı Old House Bar, 80’ler 90’lar Türkçe popun adresi No:11 ve nicesi…

Ayrıca günbatımını izlemek için bir başka adres; dilerseniz bira ve cipslerinizi alıp Antiphellos Antik Kenti’nin basamaklarında takılabilirsiniz.

Bonus: Ninja Frutti Doğal Tava Dondurma

Tayland usulü bu dondurmaya aşık olacaksınız. Dilediğiniz meyve, sos, reçel, bisküvi, kuruyemişi seçiyorsunuz, bu karışıma dilediğiniz süt ekleniyor, sac tavaya dökülüp seri hareketlerle karıştırılıp donduruluyor. Sonrasında spatula ile rulo haline getiriliyor ve afiyetle yiyorsunuz.

Denizi, koyları, plajları, unutulmaz gün doğumları ve gün batımları, caretta carettaları, sakinliği, hareketliliği, yeşili, mavisi ile siz de Kaş sevdasına düşecek ve her sene gitmek isteyeceksiniz.

 

 

Summary
Kaş Gezi Rehberi: Tanrım cennetteyim!
Article Name
Kaş Gezi Rehberi: Tanrım cennetteyim!
Description
Hem Akdeniz’in hem Ege’nin güzelliğini almış güzide bir tatil beldesi Kaş. Virajlı yolların ardında saklanmış cennetten bir köşeyi andıran Kaş, yaşanılan ne varsa geride bırakıp ona sokulmamızı fısıldıyor sanki tüm maviliği ve yeşilliğiyle...
Author

No Comments Yet.

Leave a comment