Williamsburg’ta moda, lezzet, tasarım ve daha fazlası…

Bildiğiniz gibi bit pazarına nur yağması durumu son zamanlarda pek bir popüler. Eski şapkalardan lamba yapılıyor, ikinci el dükkanları hiç olmadığı kadar ilgi görüyor, eskiden harabe olan dükkanlar dönüşümün en güzel resmi haline geliyor. Bu yalnızca bizde değil, dünyada da böyle. Belki de iyi ki böyle diyebiliriz çünkü, içinde bulunduğumuz tüketim çılgınlığı dünyaya yeterince zarar verdi. Şimdi biraz da elimizdekileri güzelleştirme zamanı.

williamsburg4

Bu yazıda sizi dönüşümün yaşandığı farklı bir adrese götüreceğim. Aklınızdan geçen semtleri duyar gibiyim. Karaköy değil, Yeldeğirmeni de değil, Bomonti hiç değil… Şu sık sık festivallere gittiğimiz, kahvesini içtiğimiz, duvarlarında boy boy fotoğraf çektirdiğimiz yerlerden bahsetmiyorum. Bu sefer biraz daha uzaklarda, Brooklyn’de ve onun tatlı mahallesi Williamsburg’ta ciddi bir dönüşüm var.

gizemtelcigunsev_foto3

New York’un bir semti olan Brooklyn’de, gitmesem aklıma bile gelmeyecek ama gidince de yine ilk fırsatta oraya kaçsak dedirten bir mahalle Williamsburg. Bundan 3-4 yıl kadar önce hiç değerlendirilmeyen boş ambarlar ve binalarla dolu, belki de çoğu New Yorklu’nun unuttuğu bir yerken, önce New York’taki yüksek kira fiyatlarından kaçanların bu tarafa yönelmesi, sonra da açılan birkaç dükkan ve mekanla hayat dolmuş Williamsburg. Biz de New York seyahatimizde, orada yaşayan arkadaşlarımızın yönlendirmesiyle keşfettik burayı. Oranın mahallelisi gibi sokak sokak gezdik, not ettik, fotoğrafladık. Bu yazıda da orada bir turist gibi değil, oranın yerlisi gibi yaşamak nasıl olur onu anlatacağım.

Özgür ruhlu insanların mahallesi Williamsburg

Williamsburg için özgür ruhlu insanların mahallesi demek mümkün. Etrafta gördüğünüz, sokakta dolanan ya da bir kafede kahvesini yudumlayan insanların çoğu (gözlemlediğimiz ve duyduğumuz kadarıyla) tasarım, mimari, moda ya da sanatın çeşitli dalları gibi home office çalışmaya müsait işlerle meşgul. Dolayısıyla kafelerde çalışan insan sayısı çok. Muhtemelen de buradan doğan ihtiyaçla pek çok güzel mekan ve oluşum türemiş kısa zamanda burada. Benzer örneklerini zaman zaman İstanbul’da da görüyoruz ve bundan da mutluyuz. Ama bu tarz oluşumların sürdürülebilir olması için destek ve talep önemli. İstanbul’dakilerin bazıları uzun bazıları ise çok kısa ömürlü oluyor maalesef. Canımız şehrimiz İstanbul’da daha da güzellerini görelim deyip, Brooklyn’de muhakkak gidilmesi, görülmesi, yapılması gerekenleri sıralamaya başlıyorum!

İlk sırada Bakeri

bakeri

Benim gibi üç beyazla arası iyi olan biriyseniz, özellikle taze meyveler ve tahıllarla yapılan deneysel turtalar, kekler, kurabiyeler ilgi alanınıza giriyorsa bu mekan sizin de vazgeçilmeziniz olacaktır eminim. Bakeri’nin efsane kruvasanları, antep fıstıklı kekleri, lavantalı kurabiyeleri, şeftali gibi dönemsel olarak taze meyvelerle yaptıkları turtaları var. Bir de bu lezzetlere paralel tatlı mı tatlı bir atmosferi… Kafenin ortasında yer alan ve size kendinizi evinizde hissettiren dev yemek masasında oturup, tatlılar eşliğinde kahvenizi yudumlayıp burada saatlerinizi geçirebilirsiniz. Ücretsiz internet bağlantısı da mekana ekstra bonus kazandırıyor. Bakeri’nin birden çok şubesi var. Ben Greenpoint ve Williamsburg’takilere gittim. Greenpoint’teki en büyük ve içinde en çok çeşit olanı. Yolunuz düşerse mutlaka uğrayın.

Açık havada lezzet Smorgasburg

smorgarsburg

Bizdeki sokak lezzeti festivallerinin her haftasonu yapıldığını düşünün… Hem de oldukça makul fiyatlarla… 5 dolar’a noodle, 8 dolar’a harika taco’lar yiyebilirsiniz burada. Cumartesi ve Pazar günleri sabah kurulup akşam 18.00 civarlarına kadar dolup dolup taşıyor burası. Bizim gibi son saatlerinde giderseniz, tam anlamıyla bir akşam pazarı havasına bürünen Smorgasburg tezgahlarında yarı yarıya fiyatlara karnınızı doyurmanız da mümkün.

Pancake sevdalıları için Five Leaves

five leaves 2

Kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri için çeşitli alternatifler sunan mekanın alametifarikası pancake. Son zamanlarda her yerde popüler olan bu lezzet için, insanlar kapıda bildiğiniz sıra bekliyor. Porsiyonu çok büyük, o yüzden dilerseniz iki kişi bir tabağı paylaşabilirsiniz. Kahvaltı ve pancake servisi saat  15.00’e kadar yapılıyor.

Kahvaltısız yapamayanlara Cafe Mogador

Kahvaltılarıyla ünlü bir başka mekan da burası. Menüde güzel kruvasanları, patates ve yumurtalı kahvaltı tabakları, omletleri var. Ama dilerseniz birşeyler içmek ya da akşam yemekleri için de uğrayabilirsiniz. Kahvaltı fiyatları 10-15 dolar arasında. Williamsburg’taki Bakeri ise, bu mekanın tam karşısında.

1975’ten beri Joe’s Pizza

joespizza

Joe’s Pizza 1975’ten beri New York usulü İtalyan pizzası yapıyor. İtalyan pizzasını en iyi New York’ta yedim diyenleri daha önce duymuştum. Burada yedikten sonra bende bu fikre yaklaştım diyebilirim. Buradaki lezzetler oldukça iddiali ve tabi ki dilim pizza sattıkları için de gayet ekonomik. Ayrıca sattıkları kolalar da Meksika’daki orjinal fabrikada dolduruluyor hala. Bu kolayı bugün her yerde içmek pek mümkün değil.

Dondurma ustası Van Leeuwen

van leeuwen

Dondurmayı ve hatta vegan dondurmayı yiyebileceğiniz en iyi adreslerden biri burası. Vegan lezzetleri iyi yapabilmek gerçekten beceri istiyor. Hele ki dondurma gibi hammadesi süt olan bir besini vegan usulü yapmak oldukça iddialı. Ben tatmadan önce oldukça ön yargılıydım, deneyince tüm önyargıları geride bıraktım. J Menüsünde matcha’dan naneliye oldukça çok çeşidi var.

Acılı margharita’nın adresi La Esquina

laesquina

Williamsburg’un yenilerden burası. Meksika mutfağından leziz taco örnekleri sunuyor. Ama benim buradaki favorim acılı margharita. Kokteylde değişik lezzere açık olanlara önerilir. Açık havada zaman geçirmek isteyenler için ise tatlı bir bahçesi var.

Arkadaşlarla sohbet için Toby’s Estate

toby estate 2

Burası güzel kahveleriyle beni kendine bağladı. Ama buranın esas özelliği ziyaretçilere internet hizmeti sunmaması. Bu devirde böyle özellik mi olur diyorsunuz muhtemelen. Ben de ilk duyduğumda öyle demiştim. Ama içeriye girince anlıyorsunuz. Buraya gelen insanlar birlikte kahve içsin, oturup sohbet etsin diye tasarlanmış tüm mekan. Koltuk, içerideki ses düzeyi, hepsi bunu destekler türden. Hep internet başında nereye kadar… Arada böyle yerlere de ihtiyacımız olduğu kesin.

Upstate Stock

upstate stock

Burası da tatlı bir kahveci. Aynı zamanda dükkanın içinde satın alabileceğiniz kremler, sabunlar, doğal ürünler var. Matcha sevenler için matcha’lı sodası önerilir.

Brooklyn Bowl

brooklyn bowl

Biraz eğlenceye ihtiyacınız varsa, Brooklyn Bowl doğru adres. Bu mekanda bir yandan bowling oynayıp diğer yandan da canlı müzik dinlenemniz mümkün. Lokal gruplar ya da bizim bildiğimiz ünlü isimler burada sık sık sahne alıyor. Mesela bizim film soundtrack’lerinden çok iyi tanıdığımız ve Türk ezgilerini çok kullanan Brooklyn Funk grubu burada doğmuş. Ama enteresan bir şekilde grup üyelerinin hiçbiri Türk değil…

Ayrıca hemen yanında bulunan ve bira fabrikası olan Brooklyn Brewery’de buranın özel biralarından tatmayı da unutmayın.

Tasarım meraklılarına Artists&Fleas

artists fleas

Birçok tasarımcının stand açtığı, haftasonları kurulan bir pazar burası. Kıyafetlerden doğal üretim kremlere, takılardan botanik ürünlere ne ararsanız var. İlgi de oldukça fazla o yüzden rahat gezmekte zorlanıyorsunuz zaman zaman. Ama bireysel tasarımcıları desteklemeyi seviyorsanız, buraya mutlaka uğrayın derim.

Kadınlara önerim: Alter

alter

 

Williamsburg’un Brooklyn modasına yön verdiğini söylemek de mümkün. Dolayısıyla çok çeşitli moda butikleri var burada. Benim favorim kesinlikle Alter oldu. E tabi buralara kadar gelip, kılık kıyafet alışverişi yapmadan dönmek biz kadınlara yakışmayacağı için de paylaşmadan duramazdım. J Alter kendine has çizgisi olan bir dükkan. İçeride hem çok çeşitli takılar hem de kıyafetler var. Fiyatlar ortalamanın biraz üstünde, genel fiyat skalası 50 dolar ve üzeri. Ama indirim standlarına göz atmanızı öneririm. En azından New York hatırası olarak ufak bir parça alabilirsiniz. Bu dükkan da Greenpoint bölgesine yakın bir konumda bulunuyor.

Biraz teras keyfi için William Vale

william vale dondurma

William Vale Brooklyn’de bir otel. Şık akşam yemekleri ya da birşeyler içmek için gidebileceğiniz bir terası var. Manhattan’ın en iyi manzaralarından birini burada görebilirsiniz. William Vale’in bir de herkese açık bir kamu alanı var. O da çimlerle kaplı bir teras. Burada istediğiniz gibi vakit geçirebilir, Mister Dips kamyonundan efsane dondurmalar alabilirsiniz.

Kitapseverler için “Word”

word bookstore

Buralara kadar gelip iki kitap karıştırmamak olmaz tabi. Hele ki yabancı kitap okumayı seviyorsanız hiç olmaz. Word Bookstore’da kitapseverlerin muhakkak atlamaması gereken bir durak.

Goorin Bros

goorin bros

Benim gibi şapka konusuna takıksanız, hele ki sizin taktığınız şapka çok ama çok özel olsun istiyorsanız muhakkak buraya uğrayın. Goorin Bros 1895’te kurulmuş bir şapka dükkanı. Kadınlar ve erkekler için çok güzel kalıp ve modellere sahip şapkaları var. Kesinlikle işlerini çok iyi biliyorlar!

grafitti2

Williamsburg’un bir başka özelliği de burada outdoor reklamlarına izin verilmiyor olması. Tüm reklamlar duvarlara Colossal Media adlı bir firma tarafından grafiti gibi çiziliyor. Bu görüntü sokaklarda dolaşırken insana fotoğraf çekmek için baya motivasyon veriyor. Düşünsenize her köşede bir sanat eseri olarak gördüklerinizin hepsi aslında bir reklam panosu… Ama o kadar güzeller ki önünde fotoğraf çektirmekten gocunmuyorsunuz.

 

Summary
Article Name
Williamsburg’ta moda, lezzet, tasarım ve daha fazlası...
Author
Description
Bu yazıda sizi dönüşümün yaşandığı farklı bir adrese götüreceğim. Bu sefer biraz daha uzaklarda, Brooklyn’de ve onun tatlı mahallesi Williamsburg’ta ciddi bir dönüşüm var.

No Comments Yet.

Leave a comment