Kahvaltının mutlulukla ilgisi var

Çünkü Cemal Süreya haklıydı, kahvaltının mutlulukla çok ilgisi vardı.

İstanbul’da yaşayıp hala Kale’de kahvaltı yapmayan kaldı mı bilmiyorum ama, şimdi amacım bu kahvaltının tadını bilenlere “ah, keşke şimdi olsa da yesek!”, bilmeyenlere ise “hemen gitmem, görmem, yemem lazım!” dedirtebilmek.

kale

Kaç yıldır benim için en güzel kahvaltının sözlükteki karşılığı, tam emin değilim. Eğer siz de sadece yediklerinizle değil sohbetle muhabbetle, boğaz havasıyla, aşkla, sevgiyle değerlendiriyorsanız mekanları, şiddetle tavsiyemdir Kale kahvaltısı.

kale 3

Rumeli Hisarı’nda, hisarı geçince sol tarafta yan yana dizilmiş irili ufaklı mekanlardan biri. Otobüsle gitmek isterseniz önünde durak var, büyük rahatlık. “Yok kardeşim ben arabasız çıkmam” diyenlerdenseniz arabanızı otopark görevlilerine teslim edip, kendinizi cennetin kollarına bırakabilirsiniz.

6140754730_b11e12b1f3_b

Ev dışında yapılan kahvaltılar genellikle şöyle olur ve benim canımı çok sıkar. Koca bir tabak, içinde 2 peynir, 3 zeytin, birkaç parça salam, domates vs. Bu samimiyetsizlik beni çılgına çevirdiği için Kale’nin serpme kahvaltısı dünyanın en güzel şeyi gibi gelir her seferinde. Önüne gelen boş bir tabak ve ayrı tabaklarda tepeleme konan bir sürü kahvaltılık. Ne kadar istersen ye, tutan hiç yok!

kale 2

Serpmenin yanında biz illa ki sucuk tava da isteriz ki sanırım masanın kralı kendisi. Ekmek yerine sıcacık lavaş varken ve o lavaşa bir dilim hellim üstü bir sucuk koyarken, dünyanın en gamsız kedersiz insanları oluruz. Menemeni, gözlemesi, paçangası ayrı başlıklar altında bile değerlendirilebilir.

kale4

A-aa unuttuysam affola, çay sınırsız. Eldeki bitmeden yenisi gelir, içtikçe daha çok içilir. En sona bal kaymağı saklarken son dönemde bu assolist tatlının yerini tahin-pekmez ikilisi aldı. Gönül koymasınlar her ikisi de başımızın tacı.

Ne zaman gitsek masalar içte de, kapı önünde de hep dolu ama ayakta dakikalarca beklediğimizi hatırlamıyorum hiç. Bir şekilde sığdırıyoruz kendimizi bir yerlere. Zaten müdavimlik kıvamına gelince, aşina yüzlerle adeta bir aile ortamı kıvamı yaşanıyor, beklenildiği üzere.

Bahsettiğim her şeyi yiyerek ve içerek en sonunda cebinizden 2 kişi için ortalama 60 TL ödeyerek, ayrılıyorsunuz Kale’den. Aklınızda “her hafta bitmeyen Kale kahvaltısı istiyorum!” cümlesiyle.

Ve şimdiden afiyet olsun herkese : )

Yazar: Burçak Külcü

Diğer Makaleler

Keşfet

İstanbul’da Belem Turtası Yiyebileceğiniz Beş Durak

Lizbon sokaklarına yayılan o tarçınlı, hafif yanık şekerli kokuyu İstanbul’da yakalamak mümkün mü? Evet,...

İstanbul’da En İyi Profiterol Nerede Yenir?

Tatlılar arasında profiterolün yeri ayrıysa size kaydetmelik mekan önerileriyle geldim. Çikolatalısından fıstıklısına, beyazından karamellisine...

Selanik Keşif Rehberi

Bazen bir şehir, daha ilk adımda tanıdık gelir. Selanik tam olarak böyle bir yer....

İSTANBUL’UN PİDE KUYRUĞUNDA BEKLEMEYE DEĞER FIRIN VE PASTANELERİ

İstanbul’da Ramazan, sadece sofralarda değil; sokaklarda başlar. Fırın önlerinden yükselen sıcak pide kokusu, akşamüstü...

Atina’da Gün Batımı Nerede İzlenir? En İyi Gün Batımı...

Atina’yı ilk gördüğüm anlardan biri gün batımıydı ve açıkçası şehir kendini en çok o...

Şehirler ve Kokuları

Bazı şehirler sadece sunduğu manzaralarla değil, o şehirde yıllar boyunca yetişen bitkileri, baharatları, mutfağında...

Popüler Konular

Yorumlar

CEVAP YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz